noun

shouts

bağırışlar, haykırışlar

We heard shouts for help.

Yardım çığlıkları duyduk.

There were shouts of joy from the crowd.

Kalabalıktan sevinç çığlıkları yükseliyordu.

((bir şeyin)) bağırışları There were shouts of joy.

Eş anlamlılar: cries, yells, calls; Zıt anlamlılar: whispers, murmurs

Orta İngilizce'deki 'shouten' kelimesinden gelen 'shout' kelimesinin çoğul hali.

Sondaki 's' birden fazla olduğunu belirtir. Bir kişi 'shout' (bağırış) atarsa, bir kalabalık 'shouts' (bağırışlar) atar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.