verb

show

göstermek, kanıtlamak, gösteri

Can you show me the way?

Bana yolu gösterebilir misin?

She showed me her new dress.

Bana yeni elbisesini gösterdi.

The results show a clear trend.

Sonuçlar net bir eğilim gösteriyor.

We went to a musical show.

Bir müzikal gösterisine gittik.

((birine)) ((bir şeyi)) göstermek She showed me her new dress.

((...dığını)) göstermek The results show that the plan is working.

Fiil: display (sergilemek), exhibit (teşhir etmek); İsim: performance (performans), exhibition (sergi)

Eski İngilizce'de 'bakmak, görmek, incelemek' anlamına gelen 'scēawian' kelimesinden gelir.

Bir şeyi 'göstermek' (to show), başkalarının onu görebilmesini sağlamaktır. Modellerin kıyafetleri 'gösterdiği' bir moda 'gösterisini' (fashion show) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.