verb

showed

gösterdi

He showed me his new book.

Bana yeni kitabını gösterdi.

The results showed a clear improvement.

Sonuçlar net bir iyileşme gösterdi.

She showed great courage.

Büyük bir cesaret gösterdi.

((birine)) ((bir şeyi)) göstermek He showed me his new book.

((bir şeyi)) göstermek The results showed a clear improvement.

Synonyms: displayed, exhibited, demonstrated; Antonyms: hid, concealed

Eski İngilizce *scēawian* 'bakmak' kelimesinden gelir. 'Showed', geçmiş zaman halidir.

'Showed', 'show' fiilinin geçmiş zaman halidir. Geçmişte gerçekleşen bir gösterme eylemini ifade ettiğini unutmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.