noun

side

taraf, yan, kenar, takım

Please write on one side of the paper only.

Lütfen sadece kağıdın bir tarafına yazın.

He sat on the other side of the table.

Masanın diğer tarafına oturdu.

There are two sides to every story.

Her hikayenin iki yüzü vardır.

Which side are you on in this argument?

Bu tartışmada hangi taraftasın?

((on the side of sth.)) bir şeyin kenarında The car was parked on the side of the road.

((side by side)) yan yana They walked side by side.

((to take sides)) taraf tutmak I don't want to take sides.

Synonyms: edge, flank, aspect, team; Antonyms: centre, middle

Eski İngilizce'de 'bir kişinin veya hayvanın yanı, herhangi bir şeyin uzun kısmı' anlamına gelen 'sīde' kelimesinden gelmektedir.

Bir kare veya küp hayal edin; her düz yüzey bir 'taraf'tır. Bu, bir tartışmanın 'tarafı' gibi fikirlere de genişletilebilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.