noun

sides

taraflar, yanlar, cepheler, takımlar

A square has four sides.

Bir karenin dört kenarı vardır.

There are two sides to every story.

Her hikayenin iki yüzü vardır.

Whose side are you on?

Sen kimin tarafındasın?

((number)) sides (sayı) kenar Bir karenin dört kenarı vardır.

((two sides to sth.)) bir şeyin iki yüzü Her hikayenin iki yüzü vardır.

((on sb.'s side)) birinin tarafında Sen kimin tarafındasın?

Eş anlamlılar: yönler, cepheler, takımlar, gruplar

Eski İngilizce'deki 'sīde' kelimesinden gelen 'side' kelimesinin çoğul hali.

Bir madeni paranın iki yüzü olduğunu veya bir tartışmanın karşıt tarafları olduğunu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.