noun

siege

kuşatma, muhasara

The siege of the city lasted for months.

Şehrin kuşatması aylarca sürdü.

The castle was under siege by the enemy.

Kale düşman tarafından kuşatma altındaydı.

((bir yerin)) kuşatması bir yerin askeri ablukası Şehrin kuşatması aylarca sürdü.

kuşatma altında bir düşman tarafından kuşatılmak Kale kuşatma altındaydı.

Synonyms: blockade, encirclement

Eski Fransızca 'siege' (koltuk, oturma eylemi) kelimesinden, Latince 'sedere' (oturmak) kelimesinden gelir. Bir ordunun bir şehrin önünde 'oturması' fikrinden türemiştir.

Askerlerin bir kalenin dışında uzun süre 'oturarak' teslim olmasını beklediğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.