noun

sight

görme yeteneği, manzara, görülecek yer

My sight is not very good.

Görme yeteneğim pek iyi değil.

The sunset was a beautiful sight.

Gün batımı çok güzel bir manzaraydı.

We visited the famous sights of Rome.

Roma'nın ünlü görülecek yerlerini ziyaret ettik.

((sb's)) sight (birinin) görme yeteneği Görme yeteneğim pek iyi değil.

a ((adjective)) sight (sıfat) bir manzara Çok güzel bir manzaraydı.

the sights of ((a place)) (bir yerin) görülecek yerleri Londra'nın görülecek yerlerini gördük.

Synonyms: manzara, görüş, sahne, gösteri

Eski İngilizce'deki 'gesiht' (görülen şey) kelimesinden gelir ve 'see' (görmek) ile ilişkilidir.

'light' (ışık) ve 'night' (gece) gibi 'ight' ses kombinasyonunu hatırlayın. Gözlerinizle gördüğünüz şeylerle ilişkilendirin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.