noun

sign

işaret, tabela, belirti, alamet

Follow the signs to the exit.

Çıkış için tabelaları takip edin.

A cough can be a sign of a cold.

Öksürük soğuk algınlığının bir belirtisi olabilir.

He gave me a sign to be quiet.

Sessiz olmam için bana bir işaret verdi.

a sign of ((sth.)) (bir şeyin) belirtisi Ateş, hastalığın bir belirtisidir.

a sign that... (-dığına dair) bir işaret Gülümsüyor olması iyiye işaret.

Eş anlamlılar: symbol (sembol), notice (duyuru), gesture (jest), indication (belirti)

Latince 'işaret, simge' anlamına gelen 'signum' kelimesinden gelir.

Size bilgi veya yön veren fiziksel bir nesne olan dur işaretini (stop sign) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.