noun

silence

sessizlik, sükunet

A deep silence fell over the room.

Odaya derin bir sessizlik çöktü.

Her silence on the matter was strange.

Konu hakkındaki sessizliği tuhaftı.

((uncountable)) hiç ses olmaması Kilisede tam bir sessizlik vardı.

((countable)) konuşulmayan bir süre O konuşmadan önce uzun bir sessizlik oldu.

Synonyms: sükunet, dinginlik; Antonyms: gürültü, ses

Latince 'sessiz olmak' anlamına gelen 'silere' kelimesinden gelir.

Kütüphanelerde sıkça kullanılan 'Sessizlik altındır' sözünü düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.