adjective

simultaneous

eş zamanlı, simultane

There were several simultaneous explosions in different cities.

Farklı şehirlerde birkaç eş zamanlı patlama oldu.

The two events were almost simultaneous.

İki olay neredeyse eş zamanlıydı.

((simultaneous)) ((isim)) eş zamanlı ... Film, İngiltere ve ABD'de eş zamanlı olarak gösterime girecek.

Eş anlamlılar: concurrent, contemporary; Zıt anlamlılar: consecutive, sequential

Latince 'aynı anda' anlamına gelen 'simul' kelimesinden gelir.

Birçok şeyin aynı anda olduğu bir 'simülasyon' oyunu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.