noun

sin

günah, günah işlemek

Greed is a deadly sin.

Açgözlülük ölümcül bir günahtır.

It's a sin to waste food.

Yemeği israf etmek günahtır.

He sinned against God.

Tanrı'ya karşı günah işledi.

((a sin)) to do sth. bir şey yapmak günahtır Yemeği israf etmek günahtır.

to ((sin)) ((against sb.)) birine karşı günah işlemek Tanrı'ya karşı günah işledi.

Eş anlamlılar: transgression, wrongdoing, vice; Zıt anlamlılar: virtue, righteousness

Eski İngilizce'deki Cermen kökenli 'synn' kelimesinden gelir.

Ciddi bir kavram için kısa ve basit bir kelime. Türkçe'deki 'sen' kelimesine benziyor, 'sen günah işledin' gibi düşünebilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.