noun

sins

günahlar

He confessed his sins to the priest.

Günahlarını papaza itiraf etti.

Greed is one of the seven deadly sins.

Açgözlülük yedi ölümcül günahtan biridir.

((günahlarını itiraf etmek)) neyi yanlış yaptığını kabul etmek. Günahlarını itiraf etti.

((yedi ölümcül günah)) Hristiyan öğretisindeki günahların bir listesi. Kibir yedi ölümcül günahtan biridir.

Eş anlamlılar: yanlışlar, suçlar, kabahatler; Zıt anlamlılar: erdemler, iyi ameller

Eski İngilizce'de 'ahlaki yanlış, Tanrı'ya karşı suç' anlamına gelen 'synn' kelimesinden gelir. 'Sins', 'sin' kelimesinin çoğul halidir.

'Sins', 'sin' kelimesinin çoğuludur. Birinin yaptığı kötü şeylerin bir listesini düşünün. 'İçinde' anlamına gelen 'in' gibi ses çıkarır, 'başın dertte olmak' (to be in trouble) gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.