verb

sit

oturmak, bulunmak, sınava girmek

Please sit down.

Lütfen oturun.

The book is sitting on the table.

Kitap masanın üzerinde duruyor.

He sat for the exam last week.

Geçen hafta sınava girdi.

oturmak vücudu oturma pozisyonuna getirmek Please sit down.

((bir şeyin)) üzerinde oturmak bir yüzeyde oturma pozisyonunda olmak The book is sitting on the table.

((sınava)) girmek resmi bir teste katılmak He sat for the exam last week.

Synonyms: rest (dinlenmek), perch (tünemek); Antonyms: stand (ayakta durmak)

Eski İngilizce 'sittan' kelimesinden gelir, 'seat' (koltuk) ve 'set' (koymak) ile ilgili Proto-Cermen bir kökten türemiştir.

Bir kişinin oturduğunda ('sit') vücudunun 'S' harfi şeklini aldığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.