sitting
Çeviri
oturum, celse
Örnekler
The court's first sitting is at 10 am.
Mahkemenin ilk celsesi saat 10'da.
We ate the whole cake in one sitting.
Bütün pastayı tek oturuşta yedik.
Dilbilgisi Kalıpları
((a sitting of sth.)) (mahkeme, meclis vb.) bir oturumu It was the last sitting of parliament.
((in one sitting)) tek oturuşta, bir kerede I read the book in one sitting.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: session, meeting, period
Etimoloji
'sit' fiilinden ve bir eylemi veya sonucunu belirten bir isim oluşturmak için kullanılan '-ing' ekinden gelir.
Hafıza İpuçları
Toplantı veya yemek gibi bir şey yapmak için 'oturduğunuz' (sitting) bir zaman dilimini düşünün.