adjective

skeletal

iskeletsel, iskelet gibi

The doctor showed us the skeletal system.

Doktor bize iskelet sistemini gösterdi.

The old building was just a skeletal frame.

Eski bina sadece bir iskelet çerçeveydi.

The starving dog looked almost skeletal.

Açlıktan ölmek üzere olan köpek neredeyse iskelet gibi görünüyordu.

skeletal ((isim)) iskeletsel, iskeletle ilgili The doctor explained the skeletal system.

Eş anlamlılar: kemikli, bir deri bir kemik kalmış; Zıt anlamlılar: etli, tombul

'skeleton' (iskelet) + sıfat yapan '-al' eki. 'İskeletle ilgili' anlamına gelir.

Bir 'iskelet' düşünün. İskelete benzeyen veya iskeletle ilgili olan her şey 'skeletal'dır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.