noun

skill

beceri, yetenek, hüner, ustalık

She has great communication skills.

Harika iletişim becerileri var.

Learning a new skill takes time.

Yeni bir beceri öğrenmek zaman alır.

He has the skill to repair any car.

Herhangi bir arabayı tamir etme becerisine sahip.

((bir)) beceri (((-de/-da)) bir şey) belirli bir alanda yetenek She has a special skill in persuading people.

((bir şeyi yapma)) becerisi bir şeyi yapma yeteneği He lacks the skill to manage a team.

Eş anlamlılar: ability, talent, expertise; Zıt anlamlılar: inability, incompetence

Eski Nors dilindeki 'ayrım, muhakeme' anlamına gelen 'skil' kelimesinden gelir. Bir şeyleri ayırt etme yeteneği, bir becerinin özüdür.

Bir 'becerinin' (skill) bir sorunu 'öldürmeye' (kill) yardımcı olduğunu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.