adjective

skilled

yetenekli, becerikli, vasıflı, ustalaşmış

He is a skilled carpenter.

O yetenekli bir marangoz.

She is skilled at painting.

Resim yapmada beceriklidir.

We need skilled workers for this job.

Bu iş için vasıflı işçilere ihtiyacımız var.

becerikli (((-de/-da)) bir şey) belirli bir aktivitede iyi She is skilled at negotiating contracts.

((bir)) vasıflı ((isim)) bir iş için eğitimi olan kişi He is a skilled musician.

Eş anlamlılar: proficient, expert, adept; Zıt anlamlılar: unskilled, inexperienced

'skill' ismine geçmiş zaman ortacı eki '-ed' eklenerek 'beceriye sahip' anlamı kazanmıştır.

'Becerikli' (skilled) birini, bir beceriyle 'doldurulmuş' (filled) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.