adjective

skinny

sıska, cılız, daracık

He is a tall, skinny man.

O, uzun boylu, sıska bir adam.

She wore skinny jeans.

Dar kot pantolon giymişti.

((adjective)) (kişi) çok zayıf, sıska. The cat is quite skinny.

((adjective)) (kıyafet) daracık. I bought some skinny trousers.

Eş anlamlılar: thin (zayıf), slender (ince); Zıt anlamlılar: fat (şişman), overweight (fazla kilolu)

'Skin' (cilt, deri) kelimesinden türemiştir, birinin 'bir deri bir kemik' kalacak kadar zayıf olduğunu ima eder.

Sadece 'deri' ve kemikten ibaret birini düşünün - o kişi 'skinny'dir. Olumsuz bir anlam taşıyabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.