verb

slipped

kaydı, gizlice verdi, düştü

He slipped on the wet floor.

Islak zeminde kaydı.

She slipped a note into my hand.

Elime bir not sıkıştırdı.

Standards have slipped in recent years.

Son yıllarda standartlar düştü.

((bir şeyin)) üzerinde kaymak to slip on (sth.) He slipped on the ice.

((birine)) ((bir şeyi)) gizlice vermek to slip (sth.) to (sb.) She slipped the key to me.

((bir şey)) düşmek (sth.) slips Standards slipped last year.

kaydı, süzüldü, tökezledi

Orta İngilizce'deki 'slippen' (kaymak) kelimesinden gelir. Temel fikir pürüzsüz, hızlı harekettir.

Gizlice verilen bir kağıt parçasını ('slip' of paper) veya buzda 'kaymayı' düşünün. Eylem hızlı ve pürüzsüzdür.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.