noun

slot

yuva, delik, boş zaman, yer

Put the coin in the slot.

Bozuk parayı yuvaya atın.

I have a free slot at 3 pm.

Saat 3'te boş bir zamanım var.

There is a slot for you on the team.

Takımda senin için bir yer var.

((bir şeyde)) bir yuva bir şeydeki dar bir açıklık Mektubu kapıdaki yuvadan içeri soktu.

((bir şey/biri)) için bir yer bir şey veya biri için bir pozisyon Programda benim için bir yer var mı?

Eşanlamlılar: opening, gap, space, position, time slot

Orta Felemenkçe'de 'kilit' anlamına gelen 'slot' kelimesinden gelir ve anahtar için olan dar açıklığı ifade eder.

Bozuk para 'yuvası' ('slot') olan bir otomatı veya bir takvimdeki 'boş zamanı' ('time slot') düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.