adjective

slow

yavaş, ağır, sıkıcı

This is a very slow train.

Bu çok yavaş bir tren.

Business is slow at the moment.

İşler şu anda yavaş.

He's a bit slow, so be patient.

O biraz yavaştır, o yüzden sabırlı ol.

((olmak)) slow yavaş (olmak) This train is very slow.

a slow ((isim)) yavaş bir (isim) It was a slow journey.

Eş anlamlılar: unhurried, leisurely; Zıt anlamlılar: fast, quick, rapid

Eski İngilizce'de 'tembel, hareketsiz' anlamına gelen 'slāw' kelimesinden gelir.

'Slow' (yavaş) olmalarıyla ünlü hayvanlar olan bir salyangoz veya tembel hayvanı hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.