noun

slowdown

yavaşlama, durgunluk

There has been a slowdown in the housing market.

Konut piyasasında bir yavaşlama oldu.

The traffic slowdown was caused by an accident.

Trafikteki yavaşlama bir kazadan kaynaklandı.

a slowdown in ((bir şeyde)) (bir şeyde) yavaşlama There is a slowdown in the economy.

Eş anlamlılar: deceleration, downturn; Zıt anlamlılar: acceleration, upturn, boom

'slow' (yavaş) + 'down' (aşağı) kelimelerinden oluşan birleşik bir kelime.

Yavaşlayan bir araba veya aşağı doğru giden bir ekonomik büyüme grafiği hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.