verb

smells

kokmak, koklamak

The kitchen smells of fresh bread.

Mutfak taze ekmek kokuyor.

The dog smells a rabbit.

Köpek bir tavşan kokusu alıyor.

((bir şey)) ((sıfat)) kokmak belirli bir şekilde kokmak The kitchen smells nice.

((bir şey)) ((bir şey)) kokmak bir şeyin kokusuna sahip olmak The room smells of paint.

((biri/bir şey)) ((bir şeyi)) koklamak bir kokuyu fark etmek The cat smells its food.

Eş anlamlılar: scent, aroma, odour (isimler); sniff (fiil). Zıt anlamlılar: stink, reek (kötü kokmak).

Eski İngilizce 'smell' kelimesinden gelir, Hollandaca 'smullen' (ziyafet çekmek) ile ilgilidir.

Hem iyi hem de kötü kokular için kullanılabileceğini unutmayın. Havadaki kokuyu burnunuzla hissettiğinizi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.