adjective

smooth

pürüzsüz, düz, sorunsuz, akıcı

The table has a very smooth surface.

Masanın çok pürüzsüz bir yüzeyi var.

We hope for a smooth journey.

Sorunsuz bir yolculuk umuyoruz.

This is a very smooth wine.

Bu çok yumuşak içimli bir şarap.

((sıfat)) ((isim)) bir isimden önce Pürüzsüz bir cildi var. She has smooth skin.

((özne)) ((olmak)) ((sıfat)) bir bağ fiilinden sonra Deniz çok sakindi. The sea was very smooth.

Eş anlamlılar: düz, yassı, şık, kolay; Zıt anlamlılar: pürüzlü, engebeli, zor

Eski İngilizce'de pürüzsüz veya sakin anlamına gelen 'smōth' kelimesinden gelir.

İpek veya bir kedinin tüyünü okşama hissini hayal edin - bu doku 'smooth'dur. Aynı zamanda sorunsuz bir süreci de tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.