noun

snapshot

enstantane, anlık görüntü, özet

He took a snapshot of the family.

Ailenin bir enstantanesini çekti.

The report gives a snapshot of the company's health.

Rapor, şirketin sağlığı hakkında anlık bir görüntü veriyor.

a snapshot of ((sth.)) ((sth.)) hakkında anlık bir görüntü The report gives a snapshot of the company's health.

Eş anlamlılar: fotoğraf, resim, izlenim, genel bakış

'snap' (hızlı hareket) ve 'shot' (çekim, fotoğraf) kelimelerinden gelir. Hızlıca çekilmiş fotoğraf.

Bir kamerayla hızlıca bir 'enstantane' çektiğinizi hayal edin. Zamanın tek bir anını yakalar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.