verb

sneak

gizlice girmek, sessizce sokulmak, aşırmak

He tried to sneak out of the house.

Evden gizlice çıkmaya çalıştı.

She managed to sneak a look at the letter.

Mektuba bir göz atmayı başardı.

((adverbial phrase)) bir yere gizlice girmek Evden gizlice çıkmaya çalıştı.

sneak ((sth.)) ((sth.)) gizlice yapmak Mektuba bir göz atmayı başardı.

Eş anlamlılar: creep, slink, slip

Eski İngilizce'de 'sürünmek, emeklemek' anlamına gelen 'snīcan' kelimesinden gelir.

Biraz 'snake' (yılan) kelimesine benziyor. Sessizce ve gizlice hareket eden bir yılan hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.