soar
Çeviri
yükselmek, fırlamak, süzülmek
Örnekler
The eagle soared high in the sky.
Kartal gökyüzünde yükseklere süzüldü.
Prices are expected to soar this year.
Fiyatların bu yıl fırlaması bekleniyor.
Her spirits soared when she heard the news.
Haberi duyunca morali yükseldi.
Dilbilgisi Kalıpları
((özne)) havada yükseğe uçmak veya yükselmek Kartal gökyüzünde yükseklere süzüldü.
((özne)) çok hızlı bir şekilde yüksek bir seviyeye çıkmak Fiyatların bu yıl fırlaması bekleniyor.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: fly (uçmak), rise (yükselmek); Zıt anlamlılar: plummet (düşmek), drop (düşmek)
Etimoloji
Eski Fransızca'da 'havaya maruz bırakmak' anlamına gelen 'essorer' kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
'Roar' (kükreme) gibi ses çıkarır. Gökyüzüne yükselirken yüksek sesle kükreyen bir roket hayal edin.