noun

sobs

hıçkırıklar

Her body was shaken by sobs.

Vücudu hıçkırıklarla sarsılıyordu.

I could hear his quiet sobs.

Onun sessiz hıçkırıklarını duyabiliyordum.

((sth.)) hıçkırığı bir duyguyu ifade eden ağlama sesi O, rahatlamış bir şekilde hafifçe hıçkırdı.

Eş anlamlılar: weeping, crying, wailing

Germen kökenli, muhtemelen yansıma bir kelime olup ağlarken nefes alma sesini taklit eder.

'Sob' kelimesinin kendisi kısa, keskin bir ağlama sesi gibi. Birinin nefesleri arasında üzgün bir şekilde 'S-O-B' dediğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.