adjective

soft

yumuşak, nazik, hafif, hoşgörülü

This blanket is very soft.

Bu battaniye çok yumuşak.

She has a soft voice.

Yumuşak bir sesi var.

He is too soft with his children.

Çocuklarına karşı çok yumuşak.

This is a soft cheese.

Bu yumuşak bir peynir.

((soft)) + ((isim)) yumuşak (…) This is a soft pillow.

((isim)) + ((yardımcı fiil)) + ((soft)) (…) yumuşak(tır) The pillow is soft.

Eş anlamlılar: gentle, mild, smooth; Zıt anlamlılar: hard, rough, harsh

Eski İngilizce'de 'nazik, rahat, kolay' anlamına gelen 'sōfte' kelimesinden gelir.

Bastırması kolay olma şeklindeki birincil anlamını hatırlamak için yumuşak bir yastık veya yumuşak bir kedi yavrusu düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.