adjective

sole

tek, yegane, taban, dil balığı

She is the sole owner of the company.

Şirketin tek sahibi o.

The sole of my shoe is worn out.

Ayakkabımın tabanı eskimiş.

We had grilled sole for dinner.

Akşam yemeğinde ızgara dil balığı yedik.

`the sole (noun)` tek (isim). Şirketin tek sahibi o.

`the sole of (sth.)` (bir şeyin) tabanı. Ayakkabımın tabanı eskimiş.

Eş anlamlılar (sıfat): only, single, exclusive

Sıfat, Latince 'solus' (yalnız) kelimesinden gelir. İsim (ayak/ayakkabı), Latince 'solea' (sandalet) kelimesinden gelir. Balık, yassı şeklinden dolayı bu adı almıştır.

'Tek' anlamı için 'solo' kelimesini düşünün. Ayak için, 'ruhunuzun' (soul, 'sole' gibi okunur) ayağınızın altında olduğunu hayal edin. Dil balığı, bir ayakkabı tabanına benzer.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.