verb

solidify

katılaşmak, pekiştirmek, sağlamlaştırmak

The lava will solidify as it cools.

Lav soğudukça katılaşacaktır.

This victory will solidify their position at the top.

Bu zafer onların zirvedeki yerini sağlamlaştıracak.

((bir şey)) katılaşmak Lav soğudukça katılaşacaktır.

((bir şeyi)) sağlamlaştırmak Bu zafer onların yerini sağlamlaştıracak.

Eş anlamlılar: harden, set, congeal, consolidate; Zıt anlamlılar: liquefy, melt, weaken

'Solid' (katı) + '-ify' ('yapmak' veya 'olmak' anlamına gelen bir ek). Kelimenin tam anlamıyla 'katı yapmak'.

Sıvının 'katı' bir buz bloğuna dönüştüğünü düşünün. '-ify' eki 'yapmak' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.