noun

solo

solo

The guitarist played an amazing solo.

Gitarist harika bir solo çaldı.

She decided to go solo last year.

Geçen yıl solo kariyer yapmaya karar verdi.

((bir solo)) bir solo The concert featured a long drum solo.

((solo yapmak)) solo yapmak The singer decided to go solo.

Eş anlamlılar: solo performans, monolog

İtalyanca 'yalnız' anlamına gelen 'solo' kelimesinden, o da Latince 'solus'tan gelir.

Müzikte bir sanatçının öne çıktığı 'solo' bölümünü hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.