adjective

sore

ağrıyan, acılı, kızgın

My muscles are sore after the gym.

Spor salonundan sonra kaslarım ağrıyor.

He is a sore loser.

O, yenilgiye gelemeyen biridir.

((vücut bölümü)) ağrıyor ((vücut bölümü)) ağrıyor Boğazım ağrıyor.

((bir şeye)) kızgın olmak ((bir şeye)) kızgın olmak Hâlâ tartışma yüzünden kızgın.

Eş anlamlılar: painful, aching, tender; Zıt anlamlılar: painless, healthy

Eski İngilizce'de 'ağrılı, kederli' anlamına gelen 'sār' kelimesinden gelir.

Türkçedeki 'zor' kelimesini düşünün. Zor bir durum ağrıya ('sore') neden olabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.