adjective

sorry

üzgün, pişman, özür dilerim, acınacak

I'm sorry for being late.

Geç kaldığım için üzgünüm.

I feel sorry for him.

Onun için üzülüyorum.

He was in a sorry state.

Acınacak bir haldeydi.

sorry ((for sth./-ing)) (bir şey) için üzgün olmak I'm sorry for the noise.

sorry ((about sth.)) (bir şey) hakkında üzgün olmak I'm sorry about your exam results.

sorry ((for sb.)) (biri) için üzülmek I feel sorry for people who have no home.

sorry ((to-inf)) (bir şey yapmaktan) üzüntü duymak I'm sorry to hear that you're leaving.

Eş anlamlılar: apologetic (özür dileyen), regretful (pişman); Zıt anlamlılar: unapologetic (pişman olmayan)

Eski İngilizce'deki 'sārig' (acılı, kederli) kelimesinden, 'sār' (yara, ağrı) kökünden gelir.

Yanlış bir şey yaptığınızda kalbinizin 'sore' (ağrıdığını) ve bu yüzden 'sorry' dediğinizi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.