adjective

sour

ekşi, bozuk, somurtkan

This lemon is very sour.

Bu limon çok ekşi.

The milk has gone sour.

Süt bozulmuş.

He gave me a sour look.

Bana ters bir bakış attı.

((isim)) ekşidir Bu limon çok ekşi.

ekşi bir ((isim)) Bana ters bir bakış attı.

Eş anlamlılar: tart (mayhoş), acidic (asitli); Zıt anlamlılar: sweet (tatlı), pleasant (hoş)

Eski İngilizce'deki 'sūr' kelimesinden gelir. Almanca 'sauer' ile ilgilidir.

Bir limon emdiğinizi ve yüzünüzü buruşturduğunuzu hayal edin - bu, 'ekşi' bir tat için 'ekşi' bir surattır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.