noun

southeast

güneydoğu

They live in the southeast of London.

Londra'nın güneydoğusunda yaşıyorlar.

We are travelling southeast.

Güneydoğuya seyahat ediyoruz.

the southeast of ((sth.)) (bir yerin) güneydoğusu They live in the southeast of London.

((zarf olarak)) güneydoğuya We are travelling southeast.

Zıt anlamlılar: northwest (kuzeybatı)

'South' (güney) ve 'east' (doğu) kelimelerinin birleşimidir.

Pusulada güney ile doğu arasındaki yöndür. Sadece iki kelimeyi birleştirin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.