noun

space

boşluk, uzay, alan, yer

Is there enough space for my car?

Arabam için yeterli yer var mı?

She wants to travel into space.

Uzaya seyahat etmek istiyor.

Write your name in the space below.

Adınızı aşağıdaki boşluğa yazın.

He learned to drive in the space of three weeks.

Üç hafta içinde araba kullanmayı öğrendi.

(sth.) için yer belirli bir amaç için bir alan Is there space for one more person?

uzaya Dünya atmosferinin ötesindeki alana They sent a rocket into space.

(zaman) zarfında belirli bir zaman dilimi içinde He did it in the space of a week.

Eş anlamlılar: oda, alan, boşluk, aralık; Zıt anlamlılar: kısıtlama

Eski Fransızca 'espace' kelimesinden, Latince 'spatium'dan gelir.

Klavyedeki boşluk tuşunun bir boşluk oluşturduğunu veya astronotların uzayda süzüldüğünü düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.