noun

span

süre, aralık, açıklık

The bridge has a very long span.

Köprünün çok uzun bir açıklığı var.

He has a short attention span.

Onun dikkat süresi kısa.

((a span of sth.)) bir şeyin süresi veya kapsamı. The project was completed in a short span of time.

Eş anlamlılar: period, duration, extent, range

Eski İngilizce'deki 'spann' kelimesinden gelir ve Almanca 'spannen' (germek, uzanmak) ile ilgilidir.

Bir mesafeyi ölçmek için elinizi uzattığınızı hayal edin - elinizin 'açıklığı'. Bu hem mesafe hem de zamanla ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.