adjective

sparse

seyrek, kıt, aralıklı

The population in this area is sparse.

Bu bölgedeki nüfus seyrektir.

His hair is becoming rather sparse.

Saçları oldukça seyrek olmaya başladı.

Information on the topic is sparse.

Konuyla ilgili bilgi kıt.

((sparse + isim)) seyrek ... seyrek bitki örtüsü

((seyrek olmak)) seyrek olmak Kalabalık seyrekti.

Eş anlamlılar: seyrek, kıt, dağınık; Zıt anlamlılar: yoğun, bol

Latince 'dağıtmak' anlamına gelen 'spargere' fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'sparsus'tan gelir.

'Space' (boşluk, alan) kelimesini düşünün. Bir şeyler arasında çok fazla boşluk varsa, onlar seyrektir (sparse).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.