noun

spasm

spazm, kasılma, nöbet

He felt a sudden spasm in his leg.

Bacağında ani bir spazm hissetti.

The country experienced a spasm of violence.

Ülke bir şiddet nöbeti yaşadı.

((bir yerde bir spazm)) vücudun bir bölümünde bir spazm Sırtımda bir spazm oldu.

((bir şey nöbeti)) bir aktivite/duygu nöbeti bir öksürük nöbeti

Eş anlamlılar: kramp, kasılma, nöbet, seğirme

Yunanca 'çekmek, germek' anlamına gelen 'span' kelimesinden türeyen 'spasmos'tan gelir. Kasların istemsiz kasılması anlamına gelir.

'Spazm' kelimesi, ani, keskin bir eylem gibi ses verir ki bu da tam olarak tanımladığı şeydir - ani bir kas kasılması.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.