verb

speak

konuşmak, söylemek

Can you speak more slowly?

Daha yavaş konuşabilir misiniz?

She speaks three languages.

Üç dil konuşuyor.

He will speak at the conference.

Konferansta konuşacak.

((to speak)) konuşmak Şimdi konuşmam gerekiyor.

((to speak)) ((sth.)) (bir dil) konuşmak Fransızca konuşuyor.

((to speak)) ((to/with sb.)) (biriyle) konuşmak Sizinle bir dakika konuşabilir miyim?

Eş anlamlılar: talk (konuşmak), converse (sohbet etmek), utter (söylemek); Zıt anlamlılar: be silent (sessiz olmak)

Eski İngilizce 'specan' kelimesinden gelir.

Çok yaygın bir fiil. Düzensiz hallerini unutmayın: speak, spoke, spoken.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.