adjective

special

özel, has

This is a very special occasion.

Bu çok özel bir durum.

You need a special tool for this job.

Bu iş için özel bir alete ihtiyacın var.

He has special needs.

Onun özel ihtiyaçları var.

((special)) ((isim)) özel bir (isim) Bu çok özel bir durum.

Eş anlamlılar: particular, unique, specific; Zıt anlamlılar: ordinary, common, general

Latince 'tür, çeşit, görünüm' anlamına gelen 'species' kelimesinden gelir ve 'belirli bir türden' demektir.

'Special', 'sıradan olmayan' bir şeyi ifade eder. Doğum günü gibi sizin için özel olan bir günü düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.