adjective

specialised

uzmanlaşmış, özel

He has very specialised knowledge.

Çok uzmanlaşmış bir bilgisi var.

This is a highly specialised tool.

Bu, son derece uzmanlaşmış bir alettir.

((+ isim)) uzmanlaşmış (isim) Bu, uzmanlaşmış beceriler gerektirir.

Eş anlamlılar: expert, specific; Zıt anlamlılar: general, non-specialist

'to specialise' fiilinin sıfat olarak kullanılan geçmiş zaman ortacıdır.

'Özel' bir amaç için olan veya bir 'uzman' gerektiren bir şeyi tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.