noun

spectacle

gösteri, manzara, gözlük

The fireworks display was a real spectacle.

Havai fişek gösterisi gerçek bir manzaraydı.

He made a spectacle of himself at the party.

Partide kendini rezil etti.

She wears spectacles for reading.

Okumak için gözlük takıyor.

((a/the)) spectacle bir gösteri, manzara The opening ceremony was a magnificent spectacle.

((a pair of)) spectacles bir gözlük I need a new pair of spectacles.

Eş anlamlılar: show, display, sight (tekil için); glasses, eyeglasses (çoğul için).

Latince 'spectaculum' (bir gösteri, halka açık manzara), 'spectare' (izlemek) kelimesinden.

Bir 'spectacle' (gösteri), bir 'spectator' (izleyici) tarafından izlenen bir şeydir. 'Spectacles' (gözlük) ise bir şeyleri izlemenize yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.