noun

spectrum

tayf, spektrum, yelpaze

The prism separated the light into a spectrum.

Prizma ışığı bir tayfa ayırdı.

His political views are on the left of the spectrum.

Onun siyasi görüşleri yelpazenin solunda yer alıyor.

The course covers a wide spectrum of topics.

Kurs, geniş bir konu yelpazesini kapsamaktadır.

((bir şeyin)) ((yelpazesi/tayfı)) (bir şeyin) aralığı Geniş bir görüş yelpazesi dinlendi.

((yelpazede/tayfta)) bir aralık içindeki belirli bir konumda Yelpazedeki görüşler çeşitlidir.

Eş anlamlılar: range, scale, gamut

Latince 'specere' (bakmak) kelimesinden gelir, 'görünüş, imge' anlamına gelir. Başlangıçta 'hayalet' anlamına geliyordu, ancak Newton renk aralığı için kullandı.

'Spec' kökü 'görmek' anlamına gelir. Gökkuşağındaki renk tayfını (gördüğünüz bir şey) veya bir dizi görüşü hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.