noun

speech

konuşma, nutuk, söylev, dil

The Queen's speech is broadcast on Christmas Day.

Kraliçe'nin konuşması Noel Günü'nde yayınlanır.

Freedom of speech is a basic human right.

İfade özgürlüğü temel bir insan hakkıdır.

His speech was slurred after the accident.

Kazadan sonra konuşması peltekleşmişti.

((sayılabilir isim olarak)) bir kişinin bir topluluğa yaptığı resmi konuşma Kraliçe Noel Günü'nde bir konuşma yapar.

((sayılamayan isim olarak)) konuşma yeteneği İfade özgürlüğü temel bir insan hakkıdır.

((sayılamayan isim olarak)) bir kişinin konuşma şekli Kazadan sonra konuşması peltekleşmişti.

Eş anlamlılar: address, talk, discourse, language

Eski İngilizce'de 'konuşmak' anlamına gelen 'sprecan' ile ilişkili 'spǣc' kelimesinden.

'Konuşma' (speak) eyleminin isim haline geldiğini düşünün. Bir kalabalığa 'konuştuğunuzda', bir 'konuşma' (speech) yaparsınız.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.