adjective

spent

bitkin, tükenmiş, yorgun

After the marathon, he was completely spent.

Maratonun ardından tamamen bitkindi.

The storm's force is now spent.

Fırtınanın gücü artık tükendi.

to be spent bitkin olmak, tükenmiş olmak I am utterly spent after that long meeting.

Synonyms: bitkin, tükenmiş, yorgun, dermansız; Antonyms: enerjik, dinç, zinde

'to spend' (harcamak) fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. Enerji veya gücün 'harcandığı' ve artık kalmadığı bir durumu tanımlar.

Tüm enerjinizi 'harcadığınızı' (spent) ve bu yüzden şimdi 'bitkin' (spent) olduğunuzu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.