spike
Çeviri
sivri uç, çivi, ani artış
Örnekler
The fence has sharp spikes on top.
Çitin üstünde keskin sivri uçlar var.
There was a sudden spike in prices.
Fiyatlarda ani bir artış oldu.
Athletes wear spikes for running.
Sporcular koşmak için çivili ayakkabı giyerler.
Dilbilgisi Kalıpları
a spike sivri bir uç The wall was topped with metal spikes.
a spike in ((sth.)) (bir şeyde) ani bir artış There has been a spike in inflation.
Benzer Kelimeler
Synonyms: point (uç), prong (çatal), surge (artış), rise (yükseliş)
Etimoloji
Eski Norsça'da 'kıymık' anlamına gelen *spīk* kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Bir grafikteki bir çizginin keskin bir 'uç' (point) oluşturmak için yukarı doğru 'fırladığını' (spiking) hayal edin. Bu, her iki anlamı da hatırlamanıza yardımcı olur.