verb

spill

dökmek, taşırmak, açığa vurmak

Be careful not to spill your drink.

İçeceğini dökmemeye dikkat et.

The secret spilled out during the conversation.

Sır, konuşma sırasında ağzından kaçtı.

((sth.)) (bir sıvının) kabının kenarından taşmasına neden olmak veya izin vermek. Be careful not to spill your drink.

((out)) (bilginin) ortaya çıkması. The secret spilled out during the conversation.

Eş anlamlılar: pour (dökmek), slop (sıçratmak), overflow (taşmak)

Eski İngilizce'de 'yok etmek, israf etmek' anlamına gelen 'spillan' kelimesinden gelir. 'Sıvı dökmek' anlamı 16. yüzyıldan kalmadır.

Çok dolu bir bardağın pencere 'pervazından' ('sill') 'dökülmeye' ('spill') başladığını hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.