noun

spinning

dönme, eğirme, baş dönmesi

The spinning of the wheel was hypnotic.

Tekerleğin dönüşü hipnotize ediciydi.

My head is spinning from all this information.

Bütün bu bilgilerden başım dönüyor.

Spinning is a popular type of gym class.

Spinning, popüler bir spor salonu dersi türüdür.

((the spinning of sth.)) (bir şeyin) dönmesi The spinning of the wheel was fast.

((sb's)) head is spinning (birinin) başı dönmek My head is spinning.

((Spinning)) (özne olarak) spinning Spinning is good exercise.

rotation (dönüş), turning (dönme), whirling (fırıl fırıl dönme)

'to spin' (dönmek) fiilinden ve bir eylemi belirten '-ing' ekinden türemiştir.

Bir pikapta dönen bir plağı veya başınızın 'dönmesi' (spinning) hissini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.